Borçlar Hukukunda sözleşme serbestisi esastır. Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içerisinde özgürce belirleyebilirler. Şu kadar ki, Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.
Kişiler sözleşmenin içeriğini özgürce belirleyebilirler. Ancak öyle borç ilişkileri vardır ki, bunlar çok uzun bir tarihi gelişmenin ürünüdür ve kalıplaşmışlardır. Kendilerine özgü biçimleri, adları vardır. Bu nedenle onlara özgü ayrıntılı ve somut hükümlere ihtiyaç vardır.
İşte Borçlar Kanunumuzun Özel Borç İlişkileri başlıklı İkinci Kısmı, günlük hayatımızda en fazla yüz yüze geldiğimiz ve tarihsel süreç içerisinde belli bir kalıba bürünmüş satış, kira, ödünç, trampa, eser, hizmet gibi bu özel borç ilişkilerini/sözleşmeleri düzenler.
Borçlar Kanununda düzenlenen özel sözleşmelerden çok sık rastlanan bazıları: